Güzin Dino – Türk Romanının Doğuşu

e-kitap indir
Türk Romanının Doğuşu Kitap Kapağı Türk Romanının Doğuşu
Güzin Dino
Agora Kitaplığı
224

"Türkiye'de roman türü hâlâ kesin bir eleştirel gözle incelenmemiştir; bunun nedeni, bu türün ilk dönemi ve özgül niteliklerinin anlaşılmamış olmasına bağlanır. Ayrıca Türk romanı hem geç doğmuştur, hem de aceleye gelmiştir. Roman türüne ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında yaklaşılmıştır. Dolayısıyla, Batı romanının çeşitli tarihsel süreçler içindeki yavaş oluşumu ile Türk romanının doğuş ortamı arasında hiçbir benzerlik yoktur.

"Ben de bu kitapta, çok genel düşüncelere dalmamak için, Namık Kemal'in 'İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey' (1876) adlı tek gerçek romanını temel aldım. Bu roman üzerinde yaptığım incelemeler beni sistemli olarak o çağın önemli ya da önemsiz kaynaklarına, folklor ya da yazına bağlanan bütün romansal yapıtlara, hikâye ve masallara kadar götürdü.

"Öyle sanıyorum ki, Namık Kemal'in bu yapıtı, roman türünün ilk belirtilerinin bir toplamı niteliğini taşır; bunun özelliklerini, çalışmamın sonuçları daha iyi belirtecektir kanısındayım."

e-kitap indir

Emrah Cilasun – Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü?

e-kitap indir
Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü? Kitap Kapağı Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü?
Emrah Cilasun
Agora Kitaplığı
224

Mustafa Suphi ve yoldaşları, '15'ler' diye anılan Türkiye'nin ilk komünistleri, Türkiye Komünist Partisi'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra Türkiye'ye girmeye ve mücadelelerini ülke içinde sürdürmeye karar verirler. Fakat dönem, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından dünyanın emperyalistlerce yeniden paylaşıldığı ve o arada yeryüzünün en büyük ülkelerinden birinde, Rusya'da, Lenin'in Bolşeviklerinin gerçekleştirdiği Ekim Devrimi'yle sosyalizmin fiilen hayata geçirilmeye başlandığı bir dönemdir. Türkiye ve Rusya üzerinde büyük hesapları olan İngiltere, kendi gücünü tartarak ağırlığını nereye vereceğini kararlaştırırken, devasa Osmanlı İmparatorluğu'nun dağıldığı koşullarda Türkiye de kendine yeni bir yol arayışındadır ve savaş mağlubu olarak, kendine yardım eli uzatan Sovyet hükümetinin desteğini görmektedir.

Mustafa Suphi ve yoldaşları Türkiye'ye işte böyle bir dönemde; Kazım Karabekir'le yaptıkları görüşmeler doğrultusunda, Mustafa Kemal'in de yakın ilgisi ve bilgisi kapsamında girerler. Hemen sonrası, Erzurum'da başlayıp Karadeniz sularında tamamlanan bir trajedidir...

Daha önce "Çerkes Ethem: Baki İlk Selam" kitabıyla tanınan araştırmacı Emrah Cilasun, dört yıl süren yoğun çalışmasının ürünü olan bu kitabında, Türkiye'de örgütlü komünizmin başlangıç noktası sayılan Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Türkiye'ye gelişleri ve 28/29 Ocak 1921'de Karadeniz açıklarında katledilişlerini belgeleriyle bir tarihçeye dönüştürüyor...

e-kitap indir

Lajos Egri – Piyes Yazma Sanatı

e-kitap indir
Piyes Yazma Sanatı Kitap Kapağı Piyes Yazma Sanatı
Lajos Egri
Agora Kitaplığı
352

Lajos Egri'nin tiyatro literatüründe vazgeçilmez bir klasik halini almış olan "Piyes Yazma Sanatı", bir tiyatro oyun metni yazmanın ana hatlarıyla ilgili yol gösterici bir kitap olma özelliğini koruyor...

e-kitap indir

Berat Günçıkan – Devletin Şiddet Tarihi

e-kitap indir
Devletin Şiddet Tarihi: Cumhuriyet'in Kuruluşundan AKP İktidarına Kitap Kapağı Devletin Şiddet Tarihi: Cumhuriyet'in Kuruluşundan AKP İktidarına
Berat Günçıkan
Agora Kitaplığı
560

Deneyimli gazeteci Berat Günçıkan, kitabın sunuşuna şöyle başlıyor: “Ortaokul birde olmalıydım, mesleğimi seçtim, ilk adımımı da belirledim. Gazeteci olacak, cezaevine girip kadın mahkûmlarla röportaj yapacaktım. Hayat tersten işledi, önce cezaevine girdim, sonra gazeteci oldum.” Nitekim Günçıkan’ın gazetecilik serüveni, ortaokuldayken öngördüğü kendi hayat tahayyülüne uygun bir seyir izliyor. Hayat onu Adana’dan İstanbul’a, Batman’dan Kars’a, devletin ağır elinin izinin görüldüğü hemen her yere götürüyor.

Zaten Günçikan’ın bu kitapta derlenen ve hemen hemen yirmi beş yıla yayılan bir sürede yapmış olduğu haberleri ve röportajları biraraya getirildiğinde, Türkiye’de hem solun tarihi, hem de devletin sola uyguladığı şiddetin bir haritası çıkıyor ortaya. Bu haritada TKP’liler de var, 12 Mart ve 12 Eylül darbesinin hayatlarını altüst ettiği insanlar da, öyle ya da böyle Kürt hareketine katılanlar ile yakınları da.

Yapılan çoğu röportaj, şiddet yaşanan süreçlerin dışında bütün bir hayatı da kapsıyor. Bu da devletin muhalifler kadar bütün toplumu sindirme, bunun için de sürekli bir düşman yaratma arzusunu belgeliyor. Hayat öykülerinden çoğu kez yoksulluk, baskı, inat ve elbette direniş sızıyor.
Yoksulluk ve baskı zulmü unutturmuyor, mücadele ve direniş ise umudu diri tutuyor... Dünyanın her köşesinde olduğu gibi Türkiye’de de...

e-kitap indir